Yvonne Ridley Taliban tarafından kaçırıldıktan sonra Kuran’ı okuyacağına söz vererek serbest kalıyor. Kuran’ı okudukça İslam’ın gerçek yüzüyle tanışıyor ve Müslüman oluyor.Bakın olanları nasıl anlatıyor?
“Taliban tarafından kaçırıldığımda büyük haberlere imza atan bir gazeteciydim. Ancak o zaman, utanç verici şekilde kendim gazetelere manşet oldum. Taliban’a söz verdim: “Eğer beni serbest bırakırsanız Kur’an’ı okuyacağım. İslâm’ı araştıracağım.” Onlar sözünü tuttu, beni bıraktı. Ben de tuttum. Söz sözdür diye düşündüm ve Kur’an’ı okumaya başladım. Tamamen akademik bir çalışmaydı. Manevi bir yolculuğa çıkmak gibi bir niyetim yoktu başlangıçta.
Kur’an, nefes kesiciydi. Kur’an, sanki bir yaşam kılavuzu. Okuduğum her şeyden çok etkilendim. Özellikle kadın haklarından. Çünkü bize hep Müslüman kadınların baskı altında olduğu anlatılırdı… Ancak Kur’an diyor ki; biz kadınlar manevi olarak erkeklerle eşitiz. Eğitim hakkı konusunda da eşitiz. Biz kadınlar çocuk doğurma özelliğinden dolayı İslâm’da yüceltiliyoruz. Cennetin annelerin ayağının altında olduğu söyleniyor. İslâm’ı ilk kabul eden bir kadındı. İslâm’ın ilk şehidi de bir kadındı. Yazının devamını oku »


