bence…

hayata dair herşey…

zavallı müslümanlar

Posted by bence Eylül 3, 2006

Ben sıkıldım artık zavallı müslümanlar edebiyatından.
“Zavallı kapalılar okula alınmıyorlar.Toplum bizi dışlıyor.”
Önce herkes başını ellerinin arasına alıp bir düşünecek ben inanıyor muyum diye.İslam-müslüman-iman-tevekkül-mü’min ne demek bilecek.Kavramları,kendine kimlik ettiği terimleri öğrenecek.Bilmeyene biz söyleyelim bir kerelik de mesuliyetimiz gitsin.

İslam:
“Bir zaman Rabbi ona: “İslâm ol” dediğinde, İbrahim: “Alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” demişti. İbrahim İslâm ümmetinden olmayı oğullarına da vasiyet etti. Ya’kub da onu tavsiye ederek: “Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. O halde sizler sadece müslümanlar olarak can verin” dedi. Yoksa siz Yakub’a ölüm geldiği sırada yanında mı bulunuyordunuz? O zaman o, oğullarına: “Benden sonra neye tapacaksınız?” demiş, oğulları da:”Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek ilâha kulluk edeceğiz. Bizler O’na teslim olduk” demişlerdi” (el-Bakara, 2/131-133).
Anlaşılacağı üzere teslim.
Müslüman:“… Daha önce ve Kur’ân’da, Peygamber’in size şahid olması, sizin de insanlara Şahid olmanız için size müslüman adını veren O’dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah’ın emirlerine sarılın. O sizin sâhibinizdir. Ne güzel sahib ve ne güzel yardımcıdır!” (el-Hacc, 22/78).
Yani islamı kabul etmiş,teslim olmuş kişi.Teslimiyet ise üç türlü olur: Ya kalben olur ki; bu kat’î inanç demektir. Veya dil ile olur ki; bu da ikrardır. Ya da organlarla olur. Bunlar da ibadetlerdir. Bu üç şeklin en üstünü kalb ile olanıdır. İşte İslâm’ın üç şeklinden biri olan kalbin teslimiyet ve bağlılığına iman denilir. Matüridîler bu anlayıştan hareketle, imanla İslâm’ı bir telakki etmişlerdir (bk. Matüridî, Kitabü’t-Tevhîd, s. 398).
İman:Güvenme, verilen bir habere kalbten inanma, haberi getireni tasdik etme; bir şeye tereddüde düşmeksizin inanma; Allah’a, ondan başka îlâh olmadığına, Hz. Muhammed (s.a.s)’ın Allah’ın kulu ve Resulu olduğuna, Allah’ın meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığına inanma (Buhârî, iman, 37; Müslim, iman, 1, 5, 7; Ebû Dâvud, sünne, 15).
Mümin:Arapça “doğruladı, tasdik etti” anlamındaki “â.me.ne” fiilinin ism-i failidir.
Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah zikredildiği zaman kalpleri ürperir. Allah’ın âyetleri onlara okunduğu zaman imanlarını kat kat artırır ve sadece Rablerine güvenirler. Onlar namazlarını dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar. İşte gerçek mü’minler onlardır. Onlar için Rableri nezdinde dereceler, mağfiret ve güzel rızık vardır” (el-Enfâl, 8/2-4). “Allah’a imanında şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimseler ancak, hakkıyla iman edenlerdir. Samimi olanlar da işte bunlardır” (el-Hucurat, 49/15).
Tevekkül: Müslümanın, yapacağı işlerde tüm zahiri sebeplere sarılması, alınması gereken tedbirleri alması, çalışıp çabalaması, ama gönlünü bunlara bağlamayıp sadece Allah’a dayanmasıdır. Tevekkül, hiç bir zaman, çalışmayı ve sebebe sarılmayı terkedip, Allah’ın dediği olur” diyerek kenara çekilmek değildir (Fahru’d-Din er-Razî, Mefatihu’l-Gayb, Bulak 1289, 111, 122; Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, VII, 5063, 5064). Nitekim Hz. Peygamber, devesini salıvererek Allah’a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye “Onu bağla da öyle tevekkül et” buyurmuştur (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyame, 60).

Bu terimler ışığında söyleyelim şimdi.Diyeceksiniz ki ben müslümanım,Allah’a ve O’nun emirlerine inandım,hayrın ve şerrin O’ndan geldiğine de inandım, sonra tüm bunlarla çelişip ben dünyaya ve onun içindekilere yarandım.Hoş kimsenin kimseye yarandığı da yok,kuruntu sadece.
Evde anasına-babasına-kocasına,okulda hocasına özgürüm-bireyim-büyüdüm düşünceleriyle baş kaldıran ve burnunun dikine gidenlerin burnunu
sokaktakiler sürtüyor.Eskiden vakarlı bir duruş sergileyen,ciddiyetini ve mesafesini
korumaya gayret edenler şimdilerde çarşı pazarda satıcılara,dükkanlarda tezgahtarlara,
karşılaştıkları her yerde onu hor gören hemcinslerine şirin gülücükler saçmakta.Ben
bildiğiniz diğerleri gibi değilim….
Her müziği dinlerim,konserlere giderim,sabah programlarında göbek atarım,flört ederim,
canım isterse de başımı açarım.Bakmayın örttüğüme,insanın kalbi temiz olsun,parayla imanın kimde olduğu belli olmaz…gibi kendisine yine yaranmaya çalıştıkları tarafından empoze edilmiş fikirlerin baş savunucusu halinde bir garabet.Ne idüğü belirsiz bir kimlik.
Müslümanım diyen herkes birbirinin kuyusunu kazmakta.Birlik yok dolayısıyla dirlik yok.Herkes birbirinden kaçıyor aman birarada görünürüz de sakladığımız kimliğimiz ortaya çıkar diye.Kimse davasının savunucusu,çilekeşi olmaya razı değil.Bir semirme kaygısıdır gidiyor.Birileri de bunu sömürüyor.Dindar sosyetemiz bile oldu.Lüks otellerde israf demekle anlatılamayacak sahneler var.Hergün 1500 kere üst baş değişme derdinde kadınlar.Cevazın sınırları çoktaan unutuldu.Uzaydan gelme yaratıklar gibi paçavralarla plajlarda şaklabanlık yapanlar,deve hörgücünü kafasına takanlar,30 santimlik topuklar,bileklerde halhallar,transparanlar….hııı?cevaz mı,o da ne ola ki?
Vaaah zavallı kapalılar.Okullara alınmıyorlar.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: