bence…

hayata dair herşey…

Zeytinyağı

Posted by bence Eylül 17, 2006

“Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 10-11)
“İncire ve zeytine andolsun.” (Tin Suresi, 1)zeytin2.jpg

Zeytin… Sahip olduğu besin değeri ile insan sağlığını koruyan bir mucize…

Çok eski çağlardan bu yana tüketilen zeytin, zamanla önemini daha da arttırmış, sofralardaki daimi yerini alarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur. Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır.

Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir. Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Allah zeytinle ilgili olarak ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

“Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl Suresi, 10-11)
Besin Kaynağı: ZeytinyağıSon yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da, önemli bir besin kaynağıdır. Kuran’da zeytin ağacının yağına şu ayetle dikkat çekilmiştir:

“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir.” (Nur Suresi, 35)

Yukarıdaki ayette “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle, zeytin “bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. “Zeytuha” ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir. Zeytinin ve zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

Kalp ve Damar Sağlığı Üzerindeki Faydaları:

Zeytin ve zeytinyağının içinde yağ asitleri bulunur. Bu asitlerin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 (linoleik asit) yağlarıdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.

Bu konuda yapılan çalışmalarda, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir… Antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.

Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.

Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ortaya çıkarmıştır.

Kanseri önlemedeki rolü:

The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermiştir. New York’ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterol’ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterol’ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.

Oxford Üniversitesi’ndeki doktorlar tarafından yürütülen son araştırmada da, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koru- yucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Doktorlar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini keşfetmişlerdir. Oxford araştırmacıları aynı zamanda zeytinyağının safra asidi miktarını azaltarak ve DAO (diamin oksidaz adlı enzim) seviyesini yükselterek, anormal hücre artışına ve kansere karşı koruyucu olduğunu keşfetmişlerdir.

Ayrıca araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit (atardamar enfeksiyonu) geçirme riski azalmaktadır.

Kemik gelişimine yardımcı olması:

İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin kemik gelişimine yardımcı olması, kalsiyum kaybını engelleyerek kemikleri güçlendirmesi bakımından zeytin oldukça önemlidir. Zeytin, yaşlılara da özellikle tavsiye edilmektedir; çünkü sindirimi kolaydır ve minerallerle vitaminlerin vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Ayrıca minerallerin kemiklerde çökmesini sağlayarak kalsiyum kaybını da engeller. Kemikler organizmanın mineral yapılarının deposunu oluşturur ve kemiklerde mineral birikimi olmadığı takdirde kemik erimesi gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan zeytinin iskelet sistemimiz üzerinde çok olumlu katkısı vardır. (Harun Yahya, Koku ve Tat Mucizesi)

Yaşlanmayı önlemesi:

Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar. Besinlerle beraber bedenimize “serbest radikal” denilen bazı maddeleri de alırız. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önler, hücrelerimizi yeniler, doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirir.

Tansiyon düşürücü:

Archives of Internal Medicine dergisinin 27 Mart 2000 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır.

İç organlara faydaları:

Zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur. Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır. Ayrıca içindeki klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.

Yüzyıllar Öncesinde Bildirilen Gerçek…

Görüldüğü gibi bugün birçok bilim adamı zeytinyağını esas alan beslenme modelinin en ideal model olduğunu düşünmektedir. Bu özelliklerinden dolayı günlük beslenme programında her öğünde bulunması gereken en temel besinler zeytin ve zeytinyağı olarak belirtilmektedir. Allah’ın pek çok ayette dikkat çektiği zeytin bitkisinin faydaları, ancak tıp biliminin gelişmesiyle keşfedilmiştir.

Besin Uzmanlarının ve Tıp Dünyasının Mucize Besini Keşfi…

Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir. Uzmanların yorumlarından bir kısmı şöyledir:

Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Epidemiyoloji Bölümü Başkanı Dr. Dimitrios Trichopoulos: “Amerikalı kadınlar doymuş yağların yerine daha fazla zeytinyağı tüketmiş olsalardı göğüs kanseri riskinde %50 kadar azalma gerçekleşebilirdi.” “Zeytinyağı bazı habis tümör türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahiptir: Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri.”
Sağlık ve beslenme konusunda önde gelen otoritelerden biri, CNN’in ödüllü muhabiri, The Food Pharmacy (Besin Eczacılığı) ve Food-Your Miracle Medicine (Besin- Mucize İlacınız) adlı kitapların yazarı ve uluslararası bir köşe yazarı olan Jean Carper: “İtalyanlar tarafından yapılan yeni bir araştırma zeytinyağının, LDL kolesterolünün atardamarları tıkama özelliği de dahil olmak üzere bazı hastalık süreçleriyle savaşan …antioksidanlar içerdiğini bulmuştur.”
Diyetisyen ve beslenme uzmanı, The Pyramid Cookbook: Pleasures of the Food Guide Pyramid (Piramit Yemek Kitabı: Besin Rehberi Piramidinin Lezzetleri) adlı kitabın yazarı olan Pat Baird: “Zeytinyağının çok yönlülüğü… Uzun zamandır var olan zeytin ve onun beden sağlığına olan faydası hakkında daha öğreneceğimiz çok şey var.”
Miami Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden D. Peck: “Zeytinyağının bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkarılmıştır…”
Milano Eczacılık Fakültesi’nden Bruno Berra: “… natürel sızma zeytinyağının küçük polar bileşenleri LDL’nin oksidasyona olan direncini belirgin şekilde artırır.”
II. Federico Üniversitesi Dahiliye ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden A. A. Rivellese ve G. Riccardi, M. Mancini: “Zeytinyağı insülin direncini engeller ve kandaki glikozun daha iyi kontrolünü sağlar.”
Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’ndan Frank Sacks: “Zeytinyağı açısından zengin bir diyet aşırı şişmanlığı kontrol altına almada ve tedavi etmede düşük yağlı bir diyetten daha etkilidir. Ayrıca daha uzun süreli kilo kaybına neden olur ve kiloyu korumak daha kolaydır çünkü güzel bir tadı vardır.”

Çocukların gelişimine katkısı:

Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten (omega-6 yağ asidi) ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir. Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.

Zeytinyağı vücudumuzdaki zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir. Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.

Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli bir çoklu doymamış bileşime sahiptir. İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır. Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.

Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.

Bu makale, Mercek Dergisi 31. sayı (Ocak 2004) 28. sayfada yayınlanmıştır.

Zeytinyağı, Akdeniz beslenmesi ve Kanserin ö nlenmesi Hakkında Bilimsel Bulgular
zeytin4.jpgÖzetin kaynağı http://europa.eu.int/comm/agriculture/prom/olive/medinfo/de/factsheets/fact3.htm

Yazar : Eurosciences Commination ile Münster Üniversitesi’nin Arteriosclerosis Araştırma Kurumu ortak çalışması, Almanya.

1.Giriş

Kanser, Avrupa’ daki ölümlerin %20′ sini oluşturmaktadır. Bununla beraber, Kuzey ve Doğu Avrupa’ da kanser ölüm oranı en yüksek seviyede iken, Akdeniz ülkelerinde kanser ölüm oranı en azdır. Kanser ölümlerinin % 35′ nin (%10- %70 arası) beslenme faktörlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalar, beslenme ve kanser hakkında birçok bilgi sunar. Bu çalışmalar pahalı ve uzun süreli olduğundan nadiren yapılır.

2. Kanser ve Akdeniz beslenmesi

2.1 Vücut ağırlığının rolü

Obezite, menopoz sonrası; göğüs kanseri, prostat kanseri, endometrium ve safra kesesi için açık bir risk faktörüdür. Ayrıca böbreklerdeki epitel hücre kanserinde ve rahim kanserinde tehlike oluşturur. Halk sağlığı incelendiğinde, obeziteden kaçınıldığı fakat fazla kilolu nüfusun çok olduğu görülür. Bu ise obezite ve kalp hastalığı, diyabet, gallstone gibi hastalıklar arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Bundan önceki çalışmalarda da belirtildiği gibi, obeziteyi ve obeziteye bağlı kanseri önlemek için Akdeniz beslenmesi uygundur.

2.2 Beslenmedeki Yağın Rolü
Halk üzerinde yapılan çalışmalar tüketilen toplam yağın, kolon, göğüs, endometriyum ve prostat bezi gibi vücudun birçok bölümünde kansere neden olduğunu göstermiştir. Bütün bu kanserler, batı tipi beslenme ve fazla enerji alımı ile alakalıdır. Bununla birlikte halk sağlığından elde edilen izlenimler net değildir. Mesela göğüs kanseri üzerinde yapılan çalışmalar, tüketilen yağın etken olmadığını göstermiştir. Mide kanseri ile ilgili çalışmalar ise etten ve süt ürünlerinden alınan yağın, mide kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu göstermiştir.Uluslararası yapılan araştırmalar yağ kökenli kanserlerde yağ tipinin önemli olduğunu ortaya koymuştur. Hayvan yağı tüketimi, kolon, prostat, göğüs ve yumurtalık kanserini arttırıcı rol oynamaktadır. Hayvani yağ ve kanser arasında büyük bir bağlantı vardır. Hayvani yağ tüketiminin az olduğu Yunanistan, İspanya ve Güney İtalya’ da kolon kanseri ölüm oranı azdır. Buralarda genellikle zeytinyağı tüketilir.

Günümüze kadar bitkisel yağların kanser riski olmadığı düşünülmüştü. Son çalışmalar zeytinyağının kanseri ve özellikle göğüs kanserini önleyebileceğini belirtmiştir. Çoklu doymamış yağ asitleri n-serilerinin kansere karşı koruyucu özelliklere sahip olduğu; bununla birlikte, laboratuarda hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda n-6 çoklu doymamış yağ asidinin kanser riskini arttırıcı yönde rol oynayabileceğini ortaya koymuştur.

2.3 Proteinlerin rolü

Protein tüketimi ile kanser riskinin arasındaki herhangi bir ilişkiyi ortaya koyan kanıt yoktur.

2.4 Kompleks karbonhidratlar ve diyet liflerinin rolü
Kompleks karbonhidratların hangisinin koruyucu etki gösterdiği kesin değildir. Tahılların kolon, göğüs, endometriyum ve prostat kanserine karşı yüksek koruyucu etkisi vardır. Yapılan bir çalışma, lifli gıdaların kolorektal kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu göstermiştir.
2.5 Meyve ve sebzelerin rolü

Yapılan çalışmalar, fazla meyve ve sebze tüketiminin kanseri farklı yönlerde engellediğini, özellikle taze sebzelerin sindirim, solunum ve hormon sistemi ile alakalı kanserleri engellemede etken olduğunu ortaya koymuştur. Vücudun birçok bölümünde antikanserojenik etki gösterirler ve meyve sebze tüketimi ile kanser arasında pozitif bir bağlantı yoktur. Meyve ve sebzeler; karotenoid, vitamin C ve E, lifler, selenyum, glucosinolate, indoller, flavonoidler, proteaz inhibitörler ve bitki sterolleri gibi antikanserojenik maddeler içerirler. İnsan epidemiyoloji bilimi sadece antioksidant ve provitaminlerin rolünü kabullenmiştir. Bununla beraber, bu koruyucu etkinin bir maddeyle değil, diğer maddelerinde bazı koruyucu etkileri olduğu düşünülmektedir.

3. Zeytinyağının kanser üzerindeki rolü

Hastalıklarla yapılan çalışmalar düzenli zeytinyağı tüketiminin kanser ile ters orantılı olduğunu göstermiştir. Birçok araştırma zeytinyağı ile göğüs kanseri veya mide kanseri arasında bir bağıntı ortaya koymuştur. Bu konu hakkında daha fazla çalışma gerekirken, ortaya çıkan sonuçlar, kesin olmamakla beraber zeytinyağının göğüs kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu desteklemiştir. Zeytinyağının mide kanserine karşı koruyuculuğu kesin değildir. Sonuç olarak, meyve ve sebze tüketiminin artırılması mide kanserini önlemede yardımcı olabilir.

Zeytinyağının kolon, endometriyum ve yumurtalık kanseri gibi başka kanserleri de engellediği düşünülmektedir. Fakat yapılan araştırmaların azlığından dolayı yeterli kanıt elde edilememiş ve sonuçlar tahminden ileri gidememiştir. Bununla beraber, zeytinyağının tümör oluşumuna etkisini gösteren hiçbir çalışma yoktur.

4. Kanseri önlemede uluslararası öneriler

Beslenmenin kanseri önlemedeki önemi hakkında genel bir görüş vardır. Hayvanlar ve yapay ortamda yapılan deneylerden bilimsel bilgiler toplanmıştır. Öncelikle, yiyeceklerin her bir besin öğesinden daha fazla kanser riski oluşturabileceği düşünülmüş, ancak sonuçlar birçok yiyecek için kesin ve ikna edici bulunmamıştır. Yiyeceklerin veya besinlerin kanser üzerindeki etkisinin gözlendiği, iyi düzenlenen çalışmalar yapılamamıştır. Bu nedenle kanser ile ilgili bilimsel öneriler sınırlı kalmaktadır.

Birçok sağlık kuruluşu kanser önleyici beslenme önerilerinde bulunur. Son zamanlarda hazırlanan Amerikan Kanser Topluluğu rehberi 6 öneri içermektedir:
Obeziteden kaçının
Yağ tüketimini azaltın
Günlük beslenmenizde meyve ve sebze tüketimini arttırın.
Bütün tahıl, meyve, sebze gibi lifli gıda tüketimini arttırın.
Eğer içiyorsanız, alkollü içecek alımını azaltın.
Tuzlanmış, nitratlanmış ve tütsülenmiş gıda tüketimini azaltın.

Benzer öneriler Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından da verilmektedir, ama rehberlerinde bulunan alınan besin oranları Amerikan Kanser Topluluğunun oranlarından farklıdır. (tüketilen yağ, alınan kalorinin % 30‘unu geçmeyecek ve günlük 20 -30 gr lifli gıda alınacak).

Amerika ulusal bir programla bu rehberlere son halini vermeye başlamıştır. “Daha sağlıklı bir yaşam için günde 5 kez” adlı bu program süper market, restoran, medya ile halka duyurulmaktadır. Bu programda özellikle sebze yemekleri, günde beş veya daha fazla kez meyve ve sebze, ayrıca günde altı veya daha fazla porsiyon ekmek veya tahıl tüketilmesi önerilmektedir.

Avrupa Komisyonu ‘nun “kansere karşı Avrupa” adlı programında beslenme üzerine bazı tavsiyeler bulunmaktadır :
Günlük meyve, sebze ve lifli tahıl ürünleri tüketiminizi arttırın.
Obeziteden kaçının, fiziksel aktivitelerinizi arttırın, yağlı yiyecekleri azaltın.
Alkollü içecekleri azaltın.

Dünya Sağlık Örgütü’ nün Kasım 1996′ da yapılan “Kanserin önlenmesi ve terapisinde besin” adlı konferansının sonuçları, 1997′ de yayınlanmıştır. Kanser riskinin azaltılması için belirlenen genel politika şöyle özetlenmiştir: Meyve, sebze ve bütün tahıl günlük beslenmedeki ana bileşenler olmalıdır; obezite ve fazla alkol alımından kaçınmanın yanı sıra, düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Ayrıca; kolon, mide, göğüs veya akciğer kanserini önleyecek özel bir beslenme şekli yoktur.

Reklamlar

3 Yanıt to “Zeytinyağı”

  1. asyayusof said

    verdiginiz bilgiler icin tesekurler ben zeytin yagini cok severim

  2. Suna Burak said

    harika bilgiler verdiğiniz için çok teşekkür ederim.Cumanız mübarek olsun……

  3. bence said

    Sizin de cumanız mübarek olsun.Faydalanabildiyseniz ne mutlu.

    Selametle…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: