bence…

hayata dair herşey…

Vitamin delisi olmayın

Posted by bence Ekim 6, 2006

Vitamin delisi olmayın

Son yıllarda, bir ‘vitamin ve doğal beslenme ürünleri modası’ başladı ve aldı başını gidiyor. Bunların içlerinde en popüler olanları da antioksidanlar olarak da bilinen A, C, E vitaminleri ve bitkisel beslenme ürünleri. Amerika ve diğer gelişmiş ülkelerde milyonlarca insanın kullandığı bu maddeler, artık Türkiye’de de marketlerde ve özel dükkânlarda satılıyor.
Birçok hastamın Amerikalılardan geri kalmaz derecede, vitamin ve çoğu Çin ve Uzakdoğu kaynaklı doğal beslenme ürünlerini bilinçsizce tüketmeye başladıklarını görüyorum.

VİTAMİNLERİN FAZLASI ZARARLI

Vitaminler de aslında birer ilaçtır ve asla gelişigüzel kullanılmamalıdır. Gerçek vitamin eksikliklerinde düşük dozların bir yararının olmadığı ve vücudun ihtiyacından yüksek dozlarda alınan vitaminlerin ise çeşitli yan etkilere neden oldukları eskiden beri bilinir.

Meselâ, yüksek doz A vitamini karaciğer için toksik olmasından başka kemik ve eklem ağrılarına, saç dökülmesine, iştahsızlığa, deride kuruluk ve kaşıntılara da neden olur. İhtiyaçtan fazla alınan D vitamini de bulantı, kusma, yorgunluk, sinirlilik ve idrar sorunlarına yol açar. C vitaminin fazlası böbrek taşı, sindirim problemleri ve aşırı demir emilimine neden olur.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, vitaminlerin sanılan aksine kanser riskini artırabileceklerini bile ortaya çıkarmaya başladı. Beta karoten ve E vitamininin sigara içen erkeklerde akciğer kanseri riskini %18 ve kansere bağlı ölüm riskini de %8 oranında artırdığı kanıtlandığından, artık sigara tiryakilerinin bu vitaminleri almaları kesinlikle sakıncalı bulunuyor.

E VİTAMİNİ

E vitamini, gelişmiş ülkelerde, daha uzun ve sağlıklı yaşamak isteyen milyonlarca insanın gözdesi olan bir vitamindir. E vitamini ve antioksidanlar, vücudumuzda oluşan ve hücrelere zarar veren ‘serbest radikalleri’ ortadan kaldırarak kalp ve damar hastalıklarına, kansere karşı koruyucu etki gösterirler.

İstatistiklere göre, Amerika’da erişkinlerin %25’ i düzenli olarak E vitamini kullanmaktadır ve bunların 2/3’ü yüksek dozda, yani günde 400 Ünite’den fazla vitamin almaktadır.

E VİTAMİNİ ÖLDÜRÜCÜ OLABİLİR

Johns Hopkins Üniversitesi tarafından yapılan ve yeni yayınlanan bir araştırma, E vitamininin maksimum dozunun yarısını alanlarda bile ölüm riskinin artmış olduğu sonucunu verdi. Buna göre, bir yıldan uzun süre her gün 400 Ünite (=270 mg) ya da üzerinde E vitamini alanlarda ölüm riski bu vitamini hiç kullanmayanlara göre %10 oranında yüksek bulundu. Alınan E vitamini miktarı arttıkça ölüm riski de buna paralel olarak artıyordu.
Amerikalıların %25’ inin düzenli olarak yüksek doz E vitamini kullandıkları hesaba katıldığında, riskteki küçük bir artışın bile ne kadar çok insanı etkileyebileceği daha iyi anlaşılır.

SONUÇ

E vitaminini doğal yollardan alınmalıdır. Çimlenmekte olan tahıllar, soya, mısırözü, ayçiçeği ve diğer bitkisel yağlar, kabuklu yemişler, pirinç, pamuk çekirdeği, yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda E vitamini vardır.

Besinlerin işlenme ve dondurulma dâhil saklanmaları sırasında E vitamini aktivitesi azaldığından besinler mümkün olduğunca taze olarak tüketilmelidir. Ayrıca, E vitamininin emilimi ishal gibi yağ emiliminin iyi olmadığı durumlarda bozulacağı da unutulmamalıdır.

Vitaminler ilaç olarak doktor önerisiyle, belirli dozlarda ve belirli sürelerde kullanılmalı, yüksek dozlardan kaçınılmalıdır.
‘Bunlar vitamindir, bunlar bitkilerden elde ediliyor, fazla da alınsa zararı olmaz.’ sözlerine kimse kanmasın.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: