bence…

hayata dair herşey…

DOMUZ KILI VE FIRÇALAR

Posted by bence Şubat 4, 2007

Geçenlerde İstanbul’da Nalburiye Fuarı vardı. Fırça üreticileri ile yapılan görüşmeler domuz kılı olayını bütün vahameti ile bir kere daha ortaya çıkarttı. Bu sebeple, domuz kılı ve fırçalar konusunu tekrar gündeme taşımak ihtiyacını duyduk.

Fırça deyip hemen geçmeyin, günlük hayatımızda çok yönlü yer alan bir eşya. Dişlerimiz için diş fırçası, elbisemiz için elbise fırçası, ayakkabımız için ayakkabı fırçası, sakal tıraşımız için sakal fırçası, saç tıraşımız için berber fırçası, badana için badana fırçası, yağlı boyamız için boya fırçası, ev temizliği için temizlik fırçası, hamur işlerimizin yüzlerine yağ ve yumurta sürmek icin yağlama fırçası, hanımlar için rimel fırçası, oje fırçası….

Ülkemizde firça üretimi için at kılı, keçi kılı, sansar kılı, plastik lifler ve maalesef çogunlukta ise domuz kılı kullanılmaktadir.

Fuara katılan ve Müsluman olduklarını ifade eden, bazı firça üretici firmaların yetkilileri ile yaptığımız görüsmeleri özetlersek:
– Diş firçalari çoğunlukla plastik elyaftan yapılıyormuş.
– Badana fırçaları çogunluk at kılından yapılıyormuş.
– Sakal tıraş fırçaları, elbise fırçaları, ayakkabı firçaları, berberlerin kullandığı fırçalar hem domuz kılından hem de baska hayvanın kılından yapılıyormuş
– Ama yağlı boya fırçalarının tamamı domuz kılından üretiliyormuş.

Bilhassa hamur işlerinde evlerimizde ve iş yerlerimizde kullanılan yağlama fırçalarinda durum daha vahim. Çünki domuz kılı ekmeğimizin, pidemizin, lahmacunumuzun, pogaça, simit ve böreklerimizin üzerinde dolaşıyor! Bu maksat için, bu müslüman üreticiler(!) hem plastikten hem de domuz kılından yaglama firçalari imal ediyorlarmış. Bu malları müşterilerine satarken ikaz ediyorlarmış, ancak çoğu pideciler, lahmacuncular, fırıncılar plastik fırça yerine daha cok dayandığı(!) icin domuz kılından yapılmış yağlama fırçalarını tercih ediyorlarmiş.

Yağlı boya fırçalarına gelince, firma yetkilileri, dünyada başka alternatifinin olmadığını iddia etseler de, bu iddiaya inanmak mümkün degil. Bize göre, bunun mutlaka helal bir alternatifi olmalı. Allah(cc)’ın bizatihi necis olduğunu bildirdiği bir hayvanın kılına bizi mahkum etmesi mümkün olabilir mi? Asla!…Bunu aklımızdan geçirmemiz bile abes olur, bizi vabale sokar. 502 Gümrük tarife numarası “Evcil veya yaban domuz kıllari vs…” faslından yurdumuza getirtilen domuz kıllarının miktarı her yıl 500-600 ton civarındadır ve yaklaşık 3-4 milyon ABD dolari ödenmektedir. Büyük çoğunluğunun ithal edildiği ülke ise Çin’dir.

NE YAPACAGIZ?

Olayın vahameti ortada. Bu durumda Müsluman tüketici ne yapmalıdır?Herzaman ifade ettiğimiz gibi bu konuda da teklifimiz, önce sorgulamak, sonra güven vermeyen ürün , üretici ve satıcıları BOYKOT etmek. Sorgulamaya önce kendimizden ve evimizden başlamalıyız. Elbise fırçamızdan, ayakkabı fırçamıza, temizlik fırçamızdan tıraş fırçamıza, hamur yağlama fırçamızdan diş, rimel, oje ve diğer tuvalet fırçamıza kadar bütün şüphelendiğimiz fırçalarımızdan kurtulmalıyız. Bunun için, bu eşyalarımızdan birer kıl kopartalım ve kibritle ucundan yakalım.Yanan kısım, yanmayan kısmın tepesinde bir topak olusturur. Bu kısmı parmaklarımız arasında ufalamaya çalıştığımızda ufalanmıyorsa bu kıl plastiktir, ufalanıp dağılıyorsa bu kıl da hayvan kılı demektir.

Bu temizlikten sonra fırıncımızı, pidecimizi, lahmacuncumuzu, berberimizi, satıcılarımızı, üreticilerimizi sorgulamalıyız. Sorgulamalarımız sonucunda geçer not almayan ürün, üretici ve satıcıları BOYKOT etmeliyiz. İlgili Bakanlıklara mesajlar göndermeliyiz. Ürün etiketlerinde hangi hayvan kökenli ise o hayvanın isminin belirtilmesini talep etmeliyiz. Bu bizim insan olarak en temel, en doğal hakkımızdır. Kim olursa olsun, hiçbir kimse bizi bilgimizin dışında aldatmaya ve gerçekleri gizlemeye hakkı yoktur. Şunu unutmayalım ki Hak verilmez, ancak Hak alınır. Tüketici Haklarımıza sahip çıkalım ve Haklarımızı almaya çalışalım. Bu sorumluluğumuzu yerine getirmediğimiz zaman da çevremizdeki bu olumsuzluklardan şikayet etmeye hakkımızın olmadığını da kabul edelim.

Gıda Raporu

15 Yanıt to “DOMUZ KILI VE FIRÇALAR”

  1. hnd said

    Merhaba,

    Blogunuza bugün Banu Avar’la ilgili araştırma yaparken rastladım. Yani oldukça yeniyim yazılarınıza…

    Domuzun İslam dininde ne sebeple yasaklandığını sanırım hepimiz biliyor, hepimiz anlıyoruz. ANCAK, bilimin, teknolojinin, üretimin bu denli geliştiği günümüz şartlarında “domuz kılı”ndan bu denli rahatsız olmanızı ve olunulmasını beklemenizi hayretle karşıladım. Domuz derisinden mukavemeti oldukça yüksek giyim eşyaları elde edildiğini biliyoruz. Domuz derisinden yapılma ceketleri de kınadığınızı tahmin ediyorum. sizce Allah’ın bize verdiği bu nimetlerden beynimiz, aklımız doğrultusunda yararlanmamalı mıyız?

    Saygılarımla,

  2. bence said

    Merhaba,

    Öncelikle ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.

    Sorunuza gelince;

    Domuz ürünlerine karşı dini tercihimden ötürü hassasiyetim var ancak yazıya blogda yer veriş amacım sadece bu olsaydı fıkıh boyutuyla ilgili bir yazıyı eklemekle yetinirdim.

    Asıl tepki duyduğum şey bu hayvandan elde edilmiş ürünlerin satışında,(müslüman kesimin ve dahi yahudilerin sakındıkları bu kadar aşikar ve herkes tarafından bilinen bir davranışken) bununla ilgili hiçbir uyarı/bilgilendirme yapılmaması/bulunmaması.Yani kullanıp kullanmama tercihinin alıcıya bırakılmaması.

    Kişisel tercihime gelince;

    Bu konuda din alimlerinin ortak bir kararı yoktur.Hatta pek çok kaynakta kullanılabileceği yönünde bilgiler mevcuttur.Ancak kullanılmasının yasak olduğunu söyleyen alimler de vardır.

    Ben kullanmamayı tercih ediyorum ve bir tüketici olarak bilgilendirilme hakkımın bana tam olarak verilmesini istiyorum.Yediklerimin/içtiklerimin/kullandıklarımın içeriğini bilmek en doğal hakkım diye düşünüyorum.

    Selametle

  3. tayfun said

    artık bunları aşmak gerektiğine inanmaktayım..
    Allah yemeyin diyor fırçasını kullanmayın demiyoki…
    “Allah, size ancak les, kan, domuz etini, Allah’tan baskasi icin kesileni haram kilmistir. Kim istemeyerek ve sınırı asmayarak yemek zorunda kalirsa, bilsin ki Allah, Gafur ve Rahim’dir.”
    Domuz eti yenmesi, Musevilik’te de (Yahudilik) yasaklanmistir. Belli ki, Muhammed, Kuran’i hazirlarken bu adeti, tipki erkeklerin sunnet edilmesi gibi aynen Yahudi’lerden almistir.
    Islam dininin en buyuk hatasi, zamanla kendisini yenilememesidir. Muhammed’in Kuran’i yaklasik olarak 1400 yasindadir. 1400 yildan beri, bilim-teknik, sosyoloji ve hukuk alanlarinda sayisiz gelismeler oldu, ancak, Kuran’in hicbir ayeti degismedi. Eger, Kuran ayetleri caga ayak uyduramiyorsa, Islamiyet ve Islamiyet’e inanan toplumlar geri kalmaya mahkumdur. Bu satirlari okuyanlardan bazilari diyecekler ki, “Iyi ama, Kuran’i Allah gonderdi.. Allah’in degistirmesi lazim..”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- gonderdigine inananlara o zaman sunu sormak lazim: “Peki, Allah nasil olur da 1400 yillik eskimis bir kitabi yenilemez, ve de caga uygun hale getirrmez? Bu, O’na atfedilen Yüce’lige yakisir mi?”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- degil de Muhammed’in hazirladigina inananlar icin ise, durum acik-secik bellidir. Bu kitap eskimistir ve yeniden yazilmasi gerekir.
    Gelelim asil konumuza.. Kuran’da domuz eti yemek neden yasaktir?
    Bunun cevabi Kuran’da yoktur. Ama, bir Islam ulkesinde yasayanlara soylenir ki, “Islamiyette domuz eti yemek yasaktir, cunku, domuz pis bir hayvandir. Hastalik tasir.. Bu yuzden, Kuran’da yasaklanmistir.”
    Ama, gercek bu mu, Kuran’in ortaya cikisindan 1400 yil sonra?
    Suphesiz ki, saglik için temizlik son derece onemlidir. Temiz olmayan bir toplumda her turlu hastalik ihtimali artar. Et veya sebze, hangi tip gida maddesi olursa olsun, temiz ortamda yetistirilmeli, temiz ortamda hazirlanmali ve temiz ortamda yenmelidir ki, bedene hastalik bulastirici mikrop ve maddeler giremesin.
    Aksi halde, domuz da hastalik yayar, koyun da, kuzu da, dana da, tavuk da, hindi de, balik da..
    Ama, temiz toplumlarda, koyun da yenir, kuzu da, dana da, balik da, hindi de, domuz da..
    Kaldi ki, domuz besiciligi karli bir istir. Domuz, bir yilda 15-20 yavru dogurur bir senede. Bir domuz, kesilme zamanina bir seneden kisa surede gelir.Kesilme zamaninda 150 kilo tartar. Bu rakkamlari, koyun, dana ile mukayese ederseniz, domuzun, dana ve koyuna gore, et veriminin 15-20 misli daha fazla oldugu gorulur.
    Et uretimi artinca ne olur? Et fiyatlari duser. Genel olarak et fiyatlari dusunce, halk daha fazla et yiyebilir. Bugun, et fiyatlarinin yuksekligi karsisinda yeterince et alamayan kisiler, domuzun pazara girmesi ile, daha ucuza daha cok et alabilirler. Hayvansal protein almak, sagilikli beslenmenin ilk sartlarindandir. Bu sart da yerine gelmis olur.
    Domuz eti yiyen toplumlara bir goz atalim. ABD ve Avrupa’nin onde gelen gelismis ulkelerinde, domuz eti bol miktarda, salam, sucuk, sosis, lop et olarak tuketilir. Ve, bu ulkelerin insanlari, daha gelismis daha yapili vucuda sahiptirler, daha uzun boyludurlar. Sporun her sahasinda daha basarili olurlar, cunku daha saglam bir vucuda sahiptirler. Beyinleri de daha iyi calisir, bilim-teknik, ekonomi alaninda daha ileridedirler. Ulkeleri daha gelismis, daha temizdir. Yollar, evler, arabalar, evlerindeki esyalar, hersey.. Daha gelismis ve daha moderndir. (Bunlar, akilli olduklarini gosteriyor). Cunku, bu insanlar, cocukluklarindan beri “yeterli hayvansal protein ve et” tuketiyorlar. Bu da et verimi yuksek domuz sayesinde oluyor.
    Bu arada, dikkat edilecek bir nokta daha var.. Tüm bunlarin bir neticesi olarak, bu insanlar, daha uzun ömürlü oluyorlar. Domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki insanlara gore cok daha fazla yasiyorlar. Demek ki, daha sagliklilar. Demek ki, yedikleri domuz etinin bir zarari yok.. Bilakis, faydasi bile olabiliyor..
    Nitekim, domuz eti yiyen gelismis ulkelerdeki ortalama yasam suresi ile, domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki ortalama yasam suresinin kiyaslanmasi, en uzun omurden, en kisa more gore siralanmis olarak, asagidaki tabloda goruluyor:

  4. tayfun said

    “Allah, size ancak les, kan, domuz etini, Allah’tan baskasi icin kesileni haram kilmistir. Kim istemeyerek ve sınırı asmayarak yemek zorunda kalirsa, bilsin ki Allah, Gafur ve Rahim’dir.”
    etini yemeyin diyor kılını kullanmayın demiyoki..
    Domuz eti yenmesi, Musevilik’te de (Yahudilik) yasaklanmistir. Belli ki, Muhammed, Kuran’i hazirlarken bu adeti, tipki erkeklerin sunnet edilmesi gibi aynen Yahudi’lerden almistir.
    Islam dininin en buyuk hatasi, zamanla kendisini yenilememesidir. Muhammed’in Kuran’i yaklasik olarak 1400 yasindadir. 1400 yildan beri, bilim-teknik, sosyoloji ve hukuk alanlarinda sayisiz gelismeler oldu, ancak, Kuran’in hicbir ayeti degismedi. Eger, Kuran ayetleri caga ayak uyduramiyorsa, Islamiyet ve Islamiyet’e inanan toplumlar geri kalmaya mahkumdur. Bu satirlari okuyanlardan bazilari diyecekler ki, “Iyi ama, Kuran’i Allah gonderdi.. Allah’in degistirmesi lazim..”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- gonderdigine inananlara o zaman sunu sormak lazim: “Peki, Allah nasil olur da 1400 yillik eskimis bir kitabi yenilemez, ve de caga uygun hale getirrmez? Bu, O’na atfedilen Yüce’lige yakisir mi?”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- degil de Muhammed’in hazirladigina inananlar icin ise, durum acik-secik bellidir. Bu kitap eskimistir ve yeniden yazilmasi gerekir.
    Gelelim asil konumuza.. Kuran’da domuz eti yemek neden yasaktir?
    Bunun cevabi Kuran’da yoktur. Ama, bir Islam ulkesinde yasayanlara soylenir ki, “Islamiyette domuz eti yemek yasaktir, cunku, domuz pis bir hayvandir. Hastalik tasir.. Bu yuzden, Kuran’da yasaklanmistir.”
    Ama, gercek bu mu, Kuran’in ortaya cikisindan 1400 yil sonra?
    Suphesiz ki, saglik için temizlik son derece onemlidir. Temiz olmayan bir toplumda her turlu hastalik ihtimali artar. Et veya sebze, hangi tip gida maddesi olursa olsun, temiz ortamda yetistirilmeli, temiz ortamda hazirlanmali ve temiz ortamda yenmelidir ki, bedene hastalik bulastirici mikrop ve maddeler giremesin.
    Aksi halde, domuz da hastalik yayar, koyun da, kuzu da, dana da, tavuk da, hindi de, balik da..
    Ama, temiz toplumlarda, koyun da yenir, kuzu da, dana da, balik da, hindi de, domuz da..
    Kaldi ki, domuz besiciligi karli bir istir. Domuz, bir yilda 15-20 yavru dogurur bir senede. Bir domuz, kesilme zamanina bir seneden kisa surede gelir.Kesilme zamaninda 150 kilo tartar. Bu rakkamlari, koyun, dana ile mukayese ederseniz, domuzun, dana ve koyuna gore, et veriminin 15-20 misli daha fazla oldugu gorulur.
    Et uretimi artinca ne olur? Et fiyatlari duser. Genel olarak et fiyatlari dusunce, halk daha fazla et yiyebilir. Bugun, et fiyatlarinin yuksekligi karsisinda yeterince et alamayan kisiler, domuzun pazara girmesi ile, daha ucuza daha cok et alabilirler. Hayvansal protein almak, sagilikli beslenmenin ilk sartlarindandir. Bu sart da yerine gelmis olur.
    Domuz eti yiyen toplumlara bir goz atalim. ABD ve Avrupa’nin onde gelen gelismis ulkelerinde, domuz eti bol miktarda, salam, sucuk, sosis, lop et olarak tuketilir. Ve, bu ulkelerin insanlari, daha gelismis daha yapili vucuda sahiptirler, daha uzun boyludurlar. Sporun her sahasinda daha basarili olurlar, cunku daha saglam bir vucuda sahiptirler. Beyinleri de daha iyi calisir, bilim-teknik, ekonomi alaninda daha ileridedirler. Ulkeleri daha gelismis, daha temizdir. Yollar, evler, arabalar, evlerindeki esyalar, hersey.. Daha gelismis ve daha moderndir. (Bunlar, akilli olduklarini gosteriyor). Cunku, bu insanlar, cocukluklarindan beri “yeterli hayvansal protein ve et” tuketiyorlar. Bu da et verimi yuksek domuz sayesinde oluyor.
    Bu arada, dikkat edilecek bir nokta daha var.. Tüm bunlarin bir neticesi olarak, bu insanlar, daha uzun ömürlü oluyorlar. Domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki insanlara gore cok daha fazla yasiyorlar. Demek ki, daha sagliklilar. Demek ki, yedikleri domuz etinin bir zarari yok.. Bilakis, faydasi bile olabiliyor..
    Nitekim, domuz eti yiyen gelismis ulkelerdeki ortalama yasam suresi ile, domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki ortalama yasam suresinin kiyaslanmasi, en uzun omurden, en kisa more gore siralanmis olarak, asagidaki tabloda goruluyor:

  5. tayfun said

    “Allah, size ancak les, kan, domuz etini, Allah’tan baskasi icin kesileni haram kilmistir. Kim istemeyerek ve sınırı asmayarak yemek zorunda kalirsa, bilsin ki Allah, Gafur ve Rahim’dir.”
    Domuz eti yenmesi, Musevilik’te de (Yahudilik) yasaklanmistir. Belli ki, Muhammed, Kuran’i hazirlarken bu adeti, tipki erkeklerin sunnet edilmesi gibi aynen Yahudi’lerden almistir.
    Islam dininin en buyuk hatasi, zamanla kendisini yenilememesidir. Muhammed’in Kuran’i yaklasik olarak 1400 yasindadir. 1400 yildan beri, bilim-teknik, sosyoloji ve hukuk alanlarinda sayisiz gelismeler oldu, ancak, Kuran’in hicbir ayeti degismedi. Eger, Kuran ayetleri caga ayak uyduramiyorsa, Islamiyet ve Islamiyet’e inanan toplumlar geri kalmaya mahkumdur. Bu satirlari okuyanlardan bazilari diyecekler ki, “Iyi ama, Kuran’i Allah gonderdi.. Allah’in degistirmesi lazim..”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- gonderdigine inananlara o zaman sunu sormak lazim: “Peki, Allah nasil olur da 1400 yillik eskimis bir kitabi yenilemez, ve de caga uygun hale getirrmez? Bu, O’na atfedilen Yüce’lige yakisir mi?”
    Kuran’i Allah’in -varsa eger- degil de Muhammed’in hazirladigina inananlar icin ise, durum acik-secik bellidir. Bu kitap eskimistir ve yeniden yazilmasi gerekir.
    Gelelim asil konumuza.. Kuran’da domuz eti yemek neden yasaktir?
    Bunun cevabi Kuran’da yoktur. Ama, bir Islam ulkesinde yasayanlara soylenir ki, “Islamiyette domuz eti yemek yasaktir, cunku, domuz pis bir hayvandir. Hastalik tasir.. Bu yuzden, Kuran’da yasaklanmistir.”
    Ama, gercek bu mu, Kuran’in ortaya cikisindan 1400 yil sonra?
    Suphesiz ki, saglik için temizlik son derece onemlidir. Temiz olmayan bir toplumda her turlu hastalik ihtimali artar. Et veya sebze, hangi tip gida maddesi olursa olsun, temiz ortamda yetistirilmeli, temiz ortamda hazirlanmali ve temiz ortamda yenmelidir ki, bedene hastalik bulastirici mikrop ve maddeler giremesin.
    Aksi halde, domuz da hastalik yayar, koyun da, kuzu da, dana da, tavuk da, hindi de, balik da..
    Ama, temiz toplumlarda, koyun da yenir, kuzu da, dana da, balik da, hindi de, domuz da..
    Kaldi ki, domuz besiciligi karli bir istir. Domuz, bir yilda 15-20 yavru dogurur bir senede. Bir domuz, kesilme zamanina bir seneden kisa surede gelir.Kesilme zamaninda 150 kilo tartar. Bu rakkamlari, koyun, dana ile mukayese ederseniz, domuzun, dana ve koyuna gore, et veriminin 15-20 misli daha fazla oldugu gorulur.
    Et uretimi artinca ne olur? Et fiyatlari duser. Genel olarak et fiyatlari dusunce, halk daha fazla et yiyebilir. Bugun, et fiyatlarinin yuksekligi karsisinda yeterince et alamayan kisiler, domuzun pazara girmesi ile, daha ucuza daha cok et alabilirler. Hayvansal protein almak, sagilikli beslenmenin ilk sartlarindandir. Bu sart da yerine gelmis olur.
    Domuz eti yiyen toplumlara bir goz atalim. ABD ve Avrupa’nin onde gelen gelismis ulkelerinde, domuz eti bol miktarda, salam, sucuk, sosis, lop et olarak tuketilir. Ve, bu ulkelerin insanlari, daha gelismis daha yapili vucuda sahiptirler, daha uzun boyludurlar. Sporun her sahasinda daha basarili olurlar, cunku daha saglam bir vucuda sahiptirler. Beyinleri de daha iyi calisir, bilim-teknik, ekonomi alaninda daha ileridedirler. Ulkeleri daha gelismis, daha temizdir. Yollar, evler, arabalar, evlerindeki esyalar, hersey.. Daha gelismis ve daha moderndir. (Bunlar, akilli olduklarini gosteriyor). Cunku, bu insanlar, cocukluklarindan beri “yeterli hayvansal protein ve et” tuketiyorlar. Bu da et verimi yuksek domuz sayesinde oluyor.
    Bu arada, dikkat edilecek bir nokta daha var.. Tüm bunlarin bir neticesi olarak, bu insanlar, daha uzun ömürlü oluyorlar. Domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki insanlara gore cok daha fazla yasiyorlar. Demek ki, daha sagliklilar. Demek ki, yedikleri domuz etinin bir zarari yok.. Bilakis, faydasi bile olabiliyor..
    Nitekim, domuz eti yiyen gelismis ulkelerdeki ortalama yasam suresi ile, domuz eti yemeyen Islam ulkelerindeki ortalama yasam suresinin kiyaslanmasi, en uzun omurden, en kisa more gore siralanmis olarak, asagidaki tabloda goruluyor:

  6. Tayfun!
    Bey demiyeceğim, bakın ne diyeceğim!
    Birincisi; çok komiksiniz. Bence hemen Cem Yılmaz a haber uçurun ve şaklabanlık yapmaya başlayın! İnanıyorm, iyi prim yaparsınız.(Hu bunlar hakaret değil, bilirsniz zamanımızda iş bulmak ve para kazanmak zor olduğu için ve sizde bu yetenekleri gördüğüm içindir az önce söylediklerim)
    İkincisi; Hemn bir an önce Aldaus Hauxley Adlı yazarın Algı kapıları isimli kitabını okumanızı tavsiye ederim.
    Üçüncüsü; Merk içindeyim, bu denli akıcı ve şeytanın vesvesesine meyilli bir yazıyı siz mi hazırladınız yoksa, ortak bir konseyin, bilinçli bir çalışmasımızıdr?
    Dördüncüsü; ve daha komiği bence siz türkçe okumasını bilmiyorsunuz ya da okuduklarınızdan anlamıyorsunuz! Neden mi?
    Az sabrediveriniz! Size elimden geldiği kadar açıklayayım.
    Anlayarak domuz haramdır, sanmayarak domuz haram ise bir(Sebeb) zararı vardır, planlayarak bunca imkan var iken bi domuz mu kaldınız! Takmayarak cehennemde yanmaktan korkmazmsınız! Uzatmayarak git adam gibi işine bak. Kollamayarak birazdan Cebrail Efendimiz gelirse ona diyemezsiniz canımı almayarak beni affediver. Ve son ve en güzeltemennim sizin için. İlanihayetyarak…. (MÜ?NE Sinem Caymaz Cüd 2 Yüz İstihbarad Teşkiladı c:d)

  7. ömer güler said

    bu yazıları okudugumda inanın KANIM DONDU ne yazacağımı ne söyleyeceğimi bilemedim inanın cevap yazıp yazmamakta bile tereddütler yaşadım çünki cahil beyne birşeyleri kbul ettirmek zordur hele hele sabit fikirli bir beyne sahipse ne diyelim ALLAH hidayet nasip etsin.bir insanı domu ve domuz kılının bukadar konuşturması abuk sabuk ALLAH muhafaza başka ne konuşmazki.ya şuanda titriyorum sinirlerim boşaldı ne sacma ne abuk konuşmalar bunlar benim KURANIM indirildiği günden kıymete kadar böyle kalacak cokmu akıllısınız yada kendinizi öylemi zannediyorsunuz bilemiyorum ama benim nazarımda kaydınız biran önce toparlanıp kendinize gelin.ya sen TAYFUN etinimi yiyorsun fırcasınımı kullanıyorsun ne yapıyorsan yap.AMAAAAAAAAAAAAA BENİM KURANIMA DİNİME ASLAAAAAAA SÖZ SÖYLEME.sen PEYGAMBERDEN dahamı akıllısın yoksa dahamı medeni ileriyi gören birisin HAŞA SÜMME HAŞA onun kadar akıllı onun kadar dünyaya ve insanlara geniş bakan biri gelmedi yeryüzüne.aslında size acıdım bir insan bukadar dininden uzak bukadar cahilce konuşabilir .diliyorum YÜCE ALLAHTAN sizi affeder ve dogru yolu bulmanızı nasip eder.SAKIN banada cevap yazmayın LUTFEN cunki biliyorumki bu sizi daha cok isyana sürükleyecektir.biz evrenin sahibinin gücüyle koruyup besledigi aciz canlılarız istediklerimizi kendi kudretimizle yaptıgımızı sanmak yaratıcıya meydan okumaktır.yaratıcıya meydan okuyanlar onun tarafından husrana uğrarlar unutmayın.ALLAHIN yasak kıldıgı bir şeyi yeyip daha uzun yaşamakmı VALLAHİ ben onu yiyip daha uzun yaşamaktansa ÖLMEYİ yeğlerim.kaldıkı sizin sağlık lı olmanız hele hele uzun yaşamanız o YÜCE YARATICIYA aittir onu o tayin eder yedikleriniz degil.sizin icin bir müslüman olarak cok du edicem İNŞAALLAH rabbim sizi affeder.O RASULKİ öyle bir ümmet gelecekki beni görmeden iman edecekler diyerek bizi söylemiştir.bir diş fırcasının yarattığı fırtınada boğmayın kendinizi.domuzun etide kılıda yasaktır ancak uyarsınız uymassınız hesabı kula değil yarın mahşerde ALLAHADIR.size böyle düşünüyorsunuz diye kimse birşey diyemez fakat bunu burda yazmanız
    tersi düşünen insanlara saygısızlık olur olduda
    RABBİM size ve sizin gibi düşünennlere HİDAYET versin.üzüldüm üzüldüm hemde cok benim dinim kitabım medeniyyetler dini ve kitabıdır.anlamak bukadarmı zor.aslında zor degil ama bunu anlayacak BEYİN lazım VESSELAM

  8. leklek said

    sevgili tayfun!
    Allah ın rahmeti üzerine olsun.Yorumunu okudum .Allah a inanmaya bilirsin , islamiyeti kabul etmeye bilirsin, ama bu dine inananlar hakkında takındığın tavır hiç de hoş değil.

    Özellikle Peygamber efendimiz HZ. MUHAMMED (S.A.S.) hakkında yazmış olduğun fikirlerin çok saygısızca.
    Sen öncelikle anlatacaklarını SAYGI kavramını; eğer biliyorsan, bırakmadan anlatmalısın.
    Senin saygısız bu tavrın beni hiç üzmedi, ama senin adına çok üzüldüm.
    Her neye inanıyorsun bilmiyorum ama, o inandığın her neyse sana saygı hakkında hiç bir şey kazandırmamış.
    Umarım ALLAH’IN HİDAYETİNE ERERSİN.
    DAHA DA OLMAZSA BENİM DİNİM BANA, SENİN İNANDIĞIN SANA…

  9. rümeysa said

    türkiyede yeterince beslenemiş tayfuna:)
    boş boş dolanırken şu aciz vücudunla acze ihtiyaç duyduğun her dakkikada isyanın boş bir çığlık olup kalacak havada senden öncede çok isyan eden oldu ve atalarımın yaptıklarını mı terk edeceğim dediler bizi toprak olduktan sonra nasıl direltecek dediler 14000 yıllık dediğin KURANI KERİM 14000 YILLDIR DEĞİŞMEYEN İNSANIN İSYAN TARİHİNİ AKTARIRKEN SENİN GBİ GAFİLLERLER ŞEYTANIN OLTASINDA daima yem olarak kalacak işin gücün yok boş gezenin bos kalfası olarak ruhundaki sevimsizliklerinle rahatsız etme bizi sence hangi teslim olan teslimiyetinden vazgeçer. abd deki gibi besili olup obezit olman dileğiyle ….

  10. AHMET said

    ZAMAN GEÇTİKÇE KURAN GENÇLEŞİYOR
    İNSAN BİRAZ AKLI SELİM İLE İNCELERSE KURANIN HER ÇAĞA HİTAP ETTİĞİNİ ANLAR DÜNYA KURANA KOŞUYOR DÜNYA KURANA HAYRAN
    FAKAT BİRTEK ZALİMLER VE ONLARIN KANDIRDIĞI KİMSELER HİÇBİR İLME DAYANMADAN SÖZLERİYLE SALDIRIYOR.HELE DE BUNLAR BİZİM İNSANIMIZ OLUNCA İNSAN KAHROLUYOR.
    AMA UNUTULMASIN Kİ ONLAR ALLAHIN NURUNU AĞIZLARIYLA SÖNDÜRMEK İSTESELERDE ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR.

    VESSELAM…

  11. hilal sönmez said

    domuz kılı ve fırçalar yazısını okuduktan hemen sonra mutfaktaki hamur fırçasına koştum bir tel kopardım ve kibrit çöpü ile yaktım toprak kısmı parmaklarımın arasına aldım ama ufalanmadı allaha şükür. bu konuda herkes bilinçli olmalı haram olan şeylerden uzak olmalı tüm müslüman alemi.ayrıca müslümanım deyip domuz kılından fırça yapanları kınıyorum.

  12. Cemil Sanli said

    Hala anlamis degilim. Bu kadar lezzetli eti olan bir yaratiga niye bunca dusmanlik duyuluyor.

  13. fatma said

    ben almanyada yasiyorum sayfanizi okudum ve maalesef ki yazdiginiz herseyden burda var ne yapabiliriz elimden geldigi kadariyla dikkat ediyorum herkesede soylüyorum ama maalesef olmuyor cünkü burda herseyde var ozaman biz hicbirsey yemiyelim.ALLAH affetsin.

  14. mevta said

    Sen aklını kendine sakla tayfun efendi . efendi cemil sen de otur ne halt yersen ye.Yalnız şunu bilin ki eğer değişmezseniz sonunuz ebedi hüsran olur.Hidayet ola . olmazsa toprağınız bol ola.

  15. nur99 said

    tebrik ederim seni MEVTA Doğru söyledin
    isteyen domuz yesin isteyen köpek ama MÜSLÜMANLARA KİMSE NE YAPACAĞINI SÖYLEMESİN….

    O KADAR…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: